Üç- dört yıldır çocuklugunda cok heves ettigi fotograf tutkusuyla yakından ilgilenebiliyordu. Daha cok zamanı oldugundan degil de fotograf makinesi alacak parası oldugundan yaklasabilmisti bu tutkusuna. Cektigi fotograftan daha cok, fotograf uzerine okuyordu.Artık o kadar cok sey okumustu ki zaten cok musaıt olan zıhni iyice bulandı, kafa konforu kalmadıgı gibi eksik bildigi dogru seyler de bırbırıne karısmıstı.
Oysa ki mahallenin kasabı onun bir cicegi makrolarken gırdıgı sekle uzulu vah yavrum demeseydı, bunu duyan mahalleli onunla dalga gecmeseydi belgesel fotografa yonelmeyecektı. Belgesel fotograf ve gerceklıklerı uzerıne bu kadar sey okuyup gordugu fotografların gerceklıgı uzerıne bu kadar dusunmeyecektı.
Objektıfını hıcbır zaman mahallelıye dogrultamadı. Aslında ınandıgı sey belgesel calısabılmek ıcın once oralı olmak, onalardan bırı olmak sonra da yasanan zamandan ve bedenden kopup baska bırıymıs, bır yabancıymıs gıbı gorduklerını suzebılmek onları fotograflayabılmektı. Aslında zaten yabancıydı ama bır turlu kendı mahallesınde mahalle baskısından kurtulamıyordu.
Eskılerın rakı sisesi sakladıgı gibi makinesini siyah bir naylon posette getirip goturuyordu. Kahvenin onunden gecerken Fethi SAbunsoy u hatırladı, o hic tanısamadıgı ustanın kahvehane fotograflarını, aynadan yansıyan acılı amcların yuzlerı arasında Fethi SAbunsoy un vucudunun bır kısmını gordugunu anımsadı.Burda da ıfadelı yuzler vardı. Ama gordugu delı muamelesının sonuclarına katlanabılecek kadar kopmamıstı hayattan fotograf ugruna.O bır anlamda hala fotograf da kalan zamanın degıl sımdının ve gelecegın parcasıydı. O yuzden belkı de kendısını hıc rıske atmamıstı.
Fakat hersey bır anda oluverdı. Gercek olacak, ultra gercek olacak diye sayıklayarak kahvehaneye gırdı.Makınesını torbadan cıkarip kahvedıkı ahalıye ancak bır delının, ancak orada olmayan bırının bakabilecegi bakıslarla baktı.Burnundan soluyordu.Ocaktaki bıcagı kapip ilk gordugu adamın bogrune saplar saplamaz, deklansore basmaya basladı.Dusen adamı cekerken Capa yı hatırladı, ona dogru kosanları, yerınde kalakalanları, devrılen masaları, dokulen cayları tek tek fotografladı. Ocakcı anasına kufrederken keske bır ses kayıt cıhazım olsaydı diye dusundu. Bır spor muhabırının cevıklıgıyle herseyı yakaladı, ama havada ama yerdekı kanın arasında dagılip gıderken Hepsını, herkesı fotografladı. Onun delı oldugunu bılmeyen zaten kalmamıstı kı bu ıslerın kopusu oldu. Oyle kı onun ne yaptıgını anlamayan ve durdurmak, belkı de en yakın arkadaslarının bıcaklanmasının hıncını almak ıcın uzerıne atlayanlar nefes almasına dahı ızın vermezken hala yerden balayarak genıs acıyla olayların olusunu ve gelısımını cekıyordu. Cok ıyı bır hıkaye yakaladım dıye sayıklamaya baslamasıyla polısın gelmesı bır oldu.
Cay molalarını verdıklerı kahvenın ahalısıne haylı aliskin olan polisler de onun delı oldugunu bılıyor ama bu olayı onun yaptıgına ıhtımal vermıyorlardı.Ellerine kelepce takılırken bıle fotograf cekmeye devam ettı. İfadesi alınırken de mahkemede hakim akıl sagligininın yerınde olup olmadıgının ıncelenmesı ıcın hastaneye sevk ederken de, hastanedeyken de ve hastane tuvaletınde kendısını asarken de fotograf cekmeye devam ettı. Son anlarında iyi ki dijital teknoloji var diye dusundu. Yoksa bu hıkayenın filmlerini kim banyo edip basacaktı. Son sözleri elbette kafası karısık bır adam oldugu ıcın calıntıydı: Fotograflarınız yeterınce iyi degilse konularınıza yeterince yakın değilsiniz oysa o yeterince yakındı.









Hey, whats going on? 23/female.. come chat with me on this website CLICK HERE
--
CLICK HERE TO FIND YOURS
--
--
[link]
--
------
tala, gutto karınca yumurtası yağı, tala, gutto, karınca yumurtası, karınca yumurtası yağı
karınca yumurtası, tala, tala yağı, karınca yumurtası satışkarınca yumurtası, tala, tala yağı, karınca yumurtası satış
Previous Page12345...Next Page